15 Kasım 2014 Cumartesi
Yalnızca insan
Belki de "Kısaca ben "yazımı okuyanlar tuhaf buldular."Ben kim miyim? "Yalnızca insan" bu ne demek dediğiniz muhtemelen olmuştur.Bana göre o kadar büyük anlami varki. ..
Hiç sorduğunuz oldu mu kendinize? Ben gerçekten insan mıyım? Durun kızmayın hemen. Ben çok sordum da o yüzden merak ediyorum. En sonunda cevabı buldum. Bu soruyu kendine fırsat buldukça sorabilen insandır.
Aslına bakarsanız bazılarının bu soruyu kendine çokça sorması gerek. Günümüzde öyle bir noktaya geldik ki işimize gelmeyen her şeye körler gibi bakıyor, sağırlar gibi dinliyoruz. Görmek istemiyoruz etrafımızda olup bitenleri, insan olabilmek için çabalayan insanları dinlemiyoruz. O sanki bir bataklıkta elimizi uzatsak bizi de beraber sürükleyecek çamura!
Son zamanlarda gittikçe artan ve izlerken beni derinden etkileyen, hayat yolculuğunda kendimi de sık sık sorgular olduğum konu; insanları sınıflara ayırmadan eşit davranışlar sergileyen biri miyim?
Kendi adıma bu konuda elimden geldiğince dikkatli olmaya çalışıyorum. Zengin, fakir, Hristiyan, Müslüman, başörtülü, başı açık ve daha bir sürü sıfat. .. Ne üzücü! bu sıfatlara göre insanlara davranışlarımız değişiyor.Diyeceksiniz ki " Hayatta hep böyle insanlar vardı
. Bu ilk kez olan birşey değil. " Evet ama önceden bu tip kişilikler azınlıktayken artık her yerdeler.
" Ben patronum, emrinde çalışan insanları istediğim gibi aşağılar, hakaret ederim. " diyenlere mi sesleneyim? Yoksa " ben müdürüm bana ters gelen değerlere sahip çıkar hele benden bir adım öne geçecek fikirlere sahip olursan seni yakarım. " zihniyetinde kariyer basamaklarını tek tek tırmananlara mı?
Sırf kendi dini inancı ya da inancını uygulama tarzı farklı diye karşısındaki bireyi dışlayan, ezmeye çalışan, haklarını kısıtlayan ve hatta daha da ileri giderek onları öldürdüğünde dünyadan günahların temizlenecegine inanan birey yada toplumlara mı?
Neden anlamıyorsunuz? Tüm problemlerin temeli insana sadece insan olduğu için değer vermemekte yatıyor. Statümuz, ekonomik durumumuz, dini inancımız, inançlarımızı yaşama tarzımız ne olursa olsun birbirimize saygı duymak zorundayız.
Neden görmuyorsunuz? Bunu yaparak kendi kıyametimizi kendimiz hazırlıyoruz. Ego sahipleri, çıkarları için çalışanlar, para bende güç bendeciler, spor takımı tutar gibi parti tutucular, birbirlerine giyimleriyle burun kıvıran gençler, din ve ya ırk için kan dökenler , internete esir olmuş şahsiyetler...
Siz bunca kargaşaya kendinizi tatmin edebilmek için göğüs gerebilecek kadar güçlü olabilirsiniz ama dünya tüm bu olumsuzlukları kaldırabilecek kadar güçlü değil!
Neden duymuyorsunuz? Dünya yaptıklarınıza karşılık çığlıklarını atmaya başlayalı
çok oldu. Her haykırışında "vah vah çok üzüldük." deyip geçiyor, kendi savaşlarınıza geri dönüyorsunuz. Aslında farkında bile değilsiniz olup bitenlerin. Bir an için çıksanız kimliklerinizden dışarı duyduğunuz çığlıklar sizi insan ederdi.
Daha derine inmek isterdim ama kelimeler yeterli değil , başka şeyler de söylemek isterdim ama haddim değil, sözlerimin hiçbiri hakaret değil ve en oönemlisi sizin gittiğiniz yol yol degil!
Son olarak insanlara yalnızca insan olduğu için değer veren ya da bunu en azından başarmaya çalışanlara iyi yolculuklar. ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder